Futbol, yorucu ve güç geliştiren bir spor dalıdır. Bu branşta, futbolcular kadar futbol hakemlerinin de önemli görevleri vardır. Hakemler oyunu daha yakından



sayfa1/8
kilavuzu.com > kullanım kılavuzu > Evraklar
  1   2   3   4   5   6   7   8


1. GİRİŞ

Futbol, yorucu ve güç geliştiren bir spor dalıdır. Bu branşta, futbolcular kadar futbol hakemlerinin de önemli görevleri vardır. Hakemler oyunu daha yakından izleyebilmek, daha iyi kontrol edebilmek ve futbolun yükselen temposuna ayak uydurabilmek için üst düzeyde performansa sahip olmalıdırlar. Hakemler fiziksel ve fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve dayanıklılıklarını artırmak zorundadırlar. Profesyonel hakem, performansını lig başından lig sonuna kadar devam ettirmek durumundadır. Ancak böylece futbolun ve müsabakanın yüküne ve stresine dayanabilirler ( Gökbel ve ark., 2002, s. 5; Güllü, 1996, s. 7).

Maçta hakeminin kat ettiği mesafe bir orta saha oyuncusuna yakındır (Bangsbo ve ark., 1991, s. 110; Bangsbo 1994, s. 5; Castagna ve ark., 2007, s. 625). Son yıllarda maçlar hızlandığından dolayı, bir maç sırasındaki aktivite sayısı oyuncularla beraber hakemler içinde artmıştır (Krustrup & Bangsbo 2001, s. 881). Hakemlerin toplam kat ettikleri mesafenin %50 ‘si düşük hızlardadır ancak oyunun temposuna ayak uydurmak için kayda değer bir orta ve yüksek yoğunlukta aktivite içinde de bulunurlar (Castagna ve ark., 2007, s. 625). Futbolcular ve hakemler arasında olan diğer bir fark bir maç boyunca geri geri koşma miktarındadır (Stolen ve ark., 2005, s. 536). Hakemler sıklıkla oyunu kontrol etmek için geri geri koşarlar (Castagna ve ark., 2007, s. 625) ve bu da fiziksel açıdan zorlayıcıdır ve fazladan enerji tüketimi anlamına gelir (Reilly & Bowen 1984, s. 50). Kıyasladığımız zaman oyuncular %5 ile %15 arası geri geri kat ediyor, bunu da en çok defansın göbeğinde oynayan futbolcular yapmaktadır (Stolen ve ark., 2005, s. 501). Oyuncuların ve hakemlerin oyundaki aerobik ihtiyaçları oyun temposuna göre uyumluluk gösterse de hakemlerin pozisyonları iyi analiz edebilmeleri için daha çok efor sarf ettikleri yapılan araştırmalar sonucu ispatlanmıştır (Stolen ve ark., 2005, s. 501; Castagna ve ark., 2007, s. 625).

Kullanılan değişik ölçüm metotları içerisinde hakemlerin kullandığı alanlar 7496 metreden 11469 metreye kadar çıktığı rapor edilmiştir (Harley ve ark., 2002, s. 137; D’Ottavio & Castagna ve ark., 2001, s. 27; Castagna ve ark., 2007, s. 625). Dünyaca en iyi futbol karşılaşmalarının gerçekleştiği İtalya 1. Liginde (“Seri A”) görev yapan 33 hakemin en yüksek mesafe sınırları 7.82 km ile 14.12 km arasında olduğu rapor edilmiştir (Castagna ve ark., 2004, s. 486). Krustrup ve arkadaşları (2002, s. 861) ve Mallo ve arkadaşları (2008b, s. 235) tarafından yapılan çalışmada yardımcı hakemlerin kullandığı toplam mesafe 7.3 ve 6.1 km arasındadır. Yüksek tempolu koşunun toplam maç mesafesinin %16 ve %20’sini oluşturduğu hesaplanmıştır. Maçların her iki yarısında koşulan mesafenin hesaplanmasının karşılaştırılması genelde birbiri ile çatışan sonuçlara yol açar (Catterall ve ark., 1993, s. 193; Johnston & Mcnaughton 1994, s. 67; D’Ottavio & Castagna 2001, s. 27; Krustrup & Bangsbo 2001, s. 881; Castagna ve ark., 2004, s. 486). Maçların ikinci devrelerinde %5.5 ve %4.1 değerlerinde bir düşüşün olduğu D’Ottavio & Castagna (2001, s. s. 27) ve Catterall ve arkadaşları (1993, s. 193) tarafından gösterilmiştir. Daha düşük liglerde bu değerlerin daha da düşük olduğu belirtilmiştir. Diğer tarafta, diğer yazarlar uluslararası ve ulusal hakemlerin ikinci yarılarda hiçbir performans farkı olmadığını bulmuştur (Castagna ve ark., 2004, s. 486; Johnston & McNaughton 1994, s. 67; Krustrup & Bangsbo 2001, s. 881). Buna olası bir açıklama yapılacak olursa; hakemler performans depolama stratejilerini uygulayarak maç boyu enerjilerini depolamaktadırlar.

Hakemler, yukarıda belirtilen yoğunlukta ve kompleks hareketler içerisinde iken yaşabilecekleri spor yaralanmalarını, hakem ve yardımcı hakem açısından karşılaştırmak, yaşına, bulunduğu hakemlik klasmanına göre değerlendirmek araştırmanın temelini oluşturmaktadır.

Futbol hakemlerinin spor yaralanmalarının araştırılmasının, KKTC’de ilk kez yapılacak olması, Türkiye’de de bu konuda literatürde herhangi bir araştırmanın bulunmaması ilerideki çalışmalara ışık tutmakla beraber dünya ile karşılaştırılmasını da sağlayarak futbol hakemleri hakkında araştırma yapan bilim insanlarına yarar sağlayacaktır.
2. GENEL BİLGİLER

2.1. Spor Yaralanmaları

2.1.1. Spor Yaralanmalarının Tanımı

Spor yaralanması, vücudun bir bölümünün veya tamamının fiziksel aktivite esnasında normalden fazla bir kuvvetle karşılaşarak dokuların dayanıklılık sınırının aşılması neticesinde meydana gelen hasarın kolektif adıdır. Anlaşılacağı gibi spor yaralanmaları aktivite esnasında meydana geldiği için spor yapmayan insanların normal aktiviteleri sırasında da ortaya çıkabilmektedir. Spor aktivite sırasında yaralanan birey ertesi gün sportif aktiviteye katılamayacak durumda ise yaralanmış kabul edilirken, aktiviteye katılabilecek durumda ise sağlıklı varsayılır. Spor yaralanması rekreasyonel, amatör, profesyonel olarak spor yapan kişilerin antrenman, müsabaka dinlenme dönemlerinde bile karşılaşabilecekleri hafif veya ciddi problemlerdir. Türkiye’de yapılan bir çalışmada polikliniğe başvuran çocuk sporcularda hastanede tedavi gereği olanların oranının % 13.8 olduğu bulunmuştur(Ülkar ve ark. 2002, s. 5).

1986 yılında Avrupa Konseyi’nin spor sakatlıkları ve önlenmesi konulu toplantısında, spor yaralanmalarının tanımı şu şekilde yapılmıştır. Bir spor yaralanması;

a) Spor aktivitesinin düzeyinde ve dozunda düşmeye neden olan,

b) Tıbbi öneri veya tedaviye gerek doğuran,

c) Olumsuz sosyal ve ekonomik etkileri bulunan, spora katılım sırasında ortaya çıkan ve yukarıdaki a ve b maddelerinden bir ya da bir kaçını kapsayan durumdur. (Ergen 1986, s. 63).

Spor yaralanmalarının % 65-75’i önemsizdir ve sorun yaratmaz. Ancak geri kalan kısmı ise kısa ya da uzun süreli bir tedaviyi gerektirir ve spora ara vermeyi zorunlu kılabilir. Bu iş gücü kaybı çoğu kez telafisi zor bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır (Koruç 2003, s. 346).
Spor yaralanmaları; hafif yaralanma, orta yaralanma, ciddi yaralanma olarak değerlendirilir. Bunun ışığında;
- Sportif aktiviteyi 1-7 gün engelleyen yaralanmalar hafif dereceli yaralanma

- Sportif aktiviteyi 8-21 gün engelleyen yaralanmalar orta dereceli yaralanma

- Sportif aktiviteyi 21 günden fazla etkileyen yaralanmaları ciddi yaralanma olarak sınıflandırabiliriz (Bavlı ve Kozanoğlu 2008, s. 77).
2.1.2. Spor Yaralanmalarının Oluşum Nedenleri

Günümüzde sporla uğraşanların sayılarının artması, antrenmanların sıklaşıp yoğunlaşmasıyla birlikte, alt yapı tesislerinin yetersiz veya hiç olmayışı, gerekli araç gereçlerin bulunmayışı, sporun kısmen bilinçsizce uygulanışı spor sakatlıklarının artmasına neden olmaktadır. Yüksek hızlı sporlar, yüksek irtifalı sporlar ve kontak sporları ile uğraşanlar diğer branşlara göre daha fazla risk altındadırlar (Polat ve ark. 2010, s. 51). Spor yaralanmaları direk travma, tekrarlayan stres ve mikrotravmalar sonucu oluşmaktadır. Direk travma sonucu oluşan sakatlıklar akut, mikrotravmalar sonucu oluşan sakatlıklar uzun sürede gerçekleşir. Sporcularda tek bir büyük ve direk travma ile kemiklerde fraktür, kaslarda rüptür, eklemlerde sprain oluşabilir. Fiziksel aktivite sonrası ağrı, sızlama başlar, ağrı bazen uzun süreli olup günlerce sürebilir. Mikrotravmalar sonucu oluşan aşırı kullanım tipi sakatlıklarda semptomlar yavaş gelişir. Tekrarlayan mikrotravmalar neticesinde mikroskopik zedelenmeler ve bunların birikimi sonucunda aşırı kullanım tipi yaralanmalar; stres kırıkları, aşil tendiniti, Jamper’s tendonitis oluşur. Yaralanmalar kalıcı olmadığı sürece tedavi edilebilir özelliğe sahiptirler.

Spor yaralanmalarına neden olan etmenlerin başında; yaş, cinsiyet, fiziksel yapı, spora uygunluk, psikomotor gelişim, psikososyal nedenler, geçirilmiş sakatlıklar, yetersiz rehabilitasyon, sporsal teknik yetersizliği, kişisel nedenler, ısınma eksiklikleri, yapılan spor branşı, kullanılan spor alanı fiziki yapısı, kullanılan malzeme, antrenör ve antrenman planlaması, iklim koşulları, aktivite süresi gelmektedir. Spor yaralanmalarını; primer ve sekonder olarak sınıflandırmak mümkündür. Primer yaralanmalar, doğrudan spor stresine maruz kalarak oluşan yaralanmalardır. Sekonder yaralanmalar ise daha önceden geçirilmiş yaralanma zemininde oluşan yaralanmalardır. Akut ve kronik spor yaralanmalarında birtakım faktörler olumsuz etki yaparak yaralanmayı kolaylaştırır (Aydın 2006, s. 8).
Yaralanmayı kolaylaştıran mekanizmaların başlıcaları şunlardır:

1. Temas ve çarpma,

2. Dinamik aşırı yüklenme,

3. Önceden geçirilmiş ve tam tedavi edilmemiş yaralanmalar,

4. Soğuk, aşırı egzersiz, gerilme ve enfeksiyon gibi etkenlere bağlı olarak gelişen kaslarda sertlik ve tutukluklar,

5. Geçirilmiş yaralanma veya yetersiz eğitim nedeniyle oluşmuş kas zayıflığı,

6. Kaslar arasında eşitsizlik ve kas gücünde dengesizlik,

7. Eklem kısıtlılığı,

8. Kötü ve yetersiz spor tekniği,

9. Sportif araç ve gereçlerdeki yetersizlik,

10. Bedensel hazırlığın tam olmaması,

11. Uygun olunmayan bir spor dalının seçilmesi,

12. Hızlı büyüme.

Sağlığa yönelik riskler, her spor etkinliğinde aynı değildir. Riski, sporun türü, sporcunun, ortamın, kullanılan araç gerecin özellikleri yanında, etkinliğin önemi gibi birçok değişken belirlemektedir:

a) Seçilen spor dalı ve spor etkinliğinin sıklığı, süresi sağlık sorunun olasılığını etkilemektedir.

b) Spor etkinlikleri, günlük yaşam içerisinde, boş vakitlerde, tatillerde, eğitim programlarında, tedavi programlarında farklı düzeylerde yer almaktadır. Bu etkinliklere katılan farklı yaş, cins, eğitim, deneyim gibi özelliklerle, farklı düzeylerde riskle karşılaşmaktadır.

c) Spor açık havada yapılıyor ise iklim koşulları, kapalı ortamda yapılıyor ise;

havalandırma, ısıtma, aydınlatma olanakları sağlığa yönelik riski etkilemektedir.

d) Araç gereç üretiminde gelişen teknolojiden yararlanma, başarının yanında

güvenliği de artırmaktadır. Öte yandan kalitesiz ve yetersiz araç gereç kullanımı da ek sağlık sorunlarını oluşturabilmektedir.

e) Etkinlikte yarışmanın varlığı ve önemi yine riski etkilemektedir. Burada iki yönlü risk söz konusudur. Etkinliğin önemi arttıkça sporcuların zorlanması da artmakta, ancak öte yandan alınan güvenlik önlemleri de artabilmektedir (Özşahin, 2002, s. 9).
2.2. Spor Yaralanmalarına Etki Eden Faktörler

Yaralanmaya neden olan etkenlerin etki oranlarını saptamak çok zordur. Spor branşı ne olursa olsun, her sporcunun aktif spor yaşamı boyunca küçük çaplı ya da önemli derecelerde sakatlıklara uğraması muhtemeldir. Gerek bireysel sporlarda gerekse takım oyunlarında her sporcu sakatlanma ihtimali ile karşı karşıyadır. Ancak sporda başarının önemli kriterlerinden biri olan, spora erken katılım ilkesi, spor alanlarında genç sporcuların sayısını arttırmış ve gelişme döneminde olan bu bireyleri yüksek sakatlanma riski ile karşı karşıya getirmiştir. Profesyonel sporcularda antrenman sayısının, antrenman süresinin ve yoğunluğunun artması, aşırı kullanıma bağlı yaralanmaların sayısını da artırmıştır. Antrenmanlara yeni başlayan sporcuların antrenman programlarındaki ani artışlar ve uzun süre aradan sonra yoğun şekilde antrenman yapmak spor sakatlığı riskini artırır.

Spor sakatlıkları sonucu ortaya çıkan sağlık problemleri azımsanmayacak derecede çoktur. Spor yaralanmalarının oluşmasında etkili olan faktörler iç ve dış olmak üzere iki ana grupta toplanmaktadır (Koz ve Ersöz, 2010, s. 10).

İç Nedenler (Kişisel)

1-Yaş (Genç sporcuların aşırı hırslı olmaları ve beden algılarının yetersizliği)

2-Cinsiyet ( Bayan sporcuların erkeklere göre 2 kat daha sık yaralanma rastlanır.)

3-Kondisyonel Yetersizlik (Dayanıklılık, kuvvet, esneklik, sürat, koordinasyon)

4-Kas Tendon Dengesizliği (Agonist - antagonist uyumsuzluk, ekstremiteler arasındaki orantısızlık)

5-Spor Tekniğinin Bozukluğu

6-Yorgunluk( MSS ve fiziksel yetersizlikler)

7-Kötü Alışkanlıklar(Sigara, alkol, düzensiz yaşam)

8-Beden Kompozisyonu

9-Psikolojik Faktörler( Konsantrasyon ve riski kabullenme)

10-Yetersiz Isınma (Kas içi visikositenin artması, eklem hareket genişliğinin artması)

Kişisel temas gerektiren spor branşlarında sporcuların yaralanma olasılığı daha yüksektir (Read ve Paul, 1986, s. 6). Günlük yaşamsal aktiviteler ve sportif faaliyetler sırasında, alt ekstremite kompleksi fizyolojik ve biyomekanik sınırlar içerisinde pek çok yüklenmeyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu yüklenmelerin fizyolojik ve biyomekanik sınırları aştığı ve alt ekstremite kompleksinin buna uyum sağlayamadığı koşullarda spor yaralanmaları olmaktadır (Sakallı 2008, s. 10). Agonist ve antagonist kaslar arasındaki dengesizlik kas sakatlıkları riskini artırır. Alt ekstremiteler arası uzunluk farklılıkları pubik instabiliteye ve pelvik zorlanmalara neden olur. Femoral anteversiyondaki artış patello-femoral stres sendromuna neden olur. Spor yaralanmalarını oluşturan diğer kişisel nedenler; anatomik defektler, kas güçsüzlüğü, esneklik azlığı olabilir.
Dış Nedenler (Çevresel)

1-Spor Alanı(Güvenlik önlemleri, zemin, ışık, ısı)

2-Spor malzemeleri( Koruma malzemeleri, ayakkabı, giysi, raket )

3-İklim Koşulları(Isı, nem, rüzgar vb.)

4-Antrenör ve antrenman şekli( Kötü planlama ve fazla yüklenme, sürantrenman)

5-Müsabakanın Yönetimi( Hakemlerin kötü yönetimleri ve sporcuyu koruyamaması) dış nedenler olarak sayılabilir.

Kas yorulduğu zaman kasılabilme kabiliyeti azalır. Yorgun kasa yük vermeye devam edersek beceri azalırken yaralanma riski artmaktadır. İnaktivite ve sakatlık sonrası immobilizasyon kaslarda zayıflamaya, eklemlerde sertliğe ve propriosepsiyonda azalmaya neden olur. Sporcunun kötü antrenman tekniği de yaralanma riskini artırmaktadır. Ekstrensek faktörlerden bir diğeri antrenman yapılan zeminin yapısıdır. Beton, asfalt, toprak, engebeli arazi gibi zeminlerde yapılan antrenmanlarda tekrarlayan burkulma ve gerilmeler mikrotravmalara neden olarak, overuse yaralanmalarına yol açarlar. Çevre şartları, ortamın ısısı, nemi ve rüzgarın durumu yaralanma riskinde önemli rol oynar. Soğuk ortamda yapılan egzersizlerde iyi ısınmamış kastaki kontraksiyonlara bağlı fibrotik hemorojilere sık rastlanır. Bu da kasta yırtılmalara neden olur. Antrenman esnasında kullanılan ekipmanın yapılan aktiviteye uygun olmaması yaralanmayı beraberinde getirir.

2.3. Spor Yaralanmalarına Karşı Alınan Önlemler

Spor yaralanmaların da önlem iki şekilde olabilir. Bunlardan biri, sakatlığın olmasını önlemek diğeri iyileştikten sonra aynı sakatlığın tekrarlanmasını önlemektir. Sakatlığı önlemenin en iyi yöntemi müsabakaya ve ağır egzersizlere başlamadan önce, kontrol altında yapılan bir kondisyon programını uygulamaktır (Griffith 2000, s. 20).

Spor yaralanmalarından korunmak için sporcunun düzenli sağlık kontrolünden geçmesi gerekir. Spor sakatlıklarından korunmadan anlatmak istediğimiz, hem sakatlık oluşumunun önlenmesi (primer), hem de oluşan sakatlığın bir an önce tedavisinin yapılıp (sekonder), erken dönemde rehabilite edilerek (tersiyer) hastalığın kronikleşmesine ve kalıcı sekel oluşmasına engel olmaktır. Özellikle yarışmalı sporlarda sonu ölüm veya kalıcı sakatlanmaya varabilecek ağırlıkta hastalanma veya yaralanma riski hep olacaktır. Bu nedenle birincil koruna yanında oluşacak hastalanma ve yaralanmaya erken dönemde doğru ve yeterli yardım sağlayacak önlemlerinde (ikincil koruma) geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gerekmektedir.

Yani ilk değerlendirme acil yardım ilk yardım zincirinin sağlıklı işletilmesi gerekmektedir (Özşahin 2002, s. 9). Her geçen gün sportif performansı arttırmaya ve spor yaralanmalarını önlemeye yönelik çalışmaların sayısı artmaktadır. Esneklik de bu çalışmaların yapıldığı önemli bir biyomotor özellik olarak karşımıza çıkmaktadır (Kıratlı ve Sanioğlu 2003, s. 393). Spora yatkınlığı bulunan, ileride yüksek performans beklentisi duyulan çocuklar, erken yaşlarda aşırı antrenman programlara alınmakta çoğu zaman tıbbi destek olmadan çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kitleye ek olarak, düzenli kulüp ya da okul çalışmaları antrenmanlar dışında, fiziksel etkinliklere organize olmadan katılan (sokak, mahalle karşılaşmaları şeklinde) önemli bir kesim daha bulunmaktadır. Dolayısıyla, okul ve kulüpte yapılan spor etkinlikleri ile dışarıda yapılan etkinliklerin artması, çocuklarda görülen spor yaralanmalarının sıklığını da artırmıştır (Ergen 2004, s. 27).

Antrenörlerin antrenman programlarını sporcuların yapısal özelliklerine ve oynadıkları mevkilere göre düzenlemeleri durumunda, sakatlıkları en aza indirebilecekleri söylenebilir. Ortaya çıkabilecek spor yaralanmaları tahmin etmek ve gerekli önlemleri alma şansımız olmakla birlikte spor yaralanmalarını tamamen ortadan kaldırmak olası değildir. Öncelikle sporcunun şu anki fizik durumu gelişimi ve o yaşlarda karşılaşılabilecek sorunlar ve büyüklüğü konusunda bilgi sahibi olmak gerekir. Çocukların spor yaptıkları ortamlarla (hava, zemin gibi) ilgili gerekli tedbirler alınmalı ve düzenlemeler yapılmalıdır.

Kullandıkları donanımlar (top, raket, kayak gibi malzemelerin ağırlığı, büyüklüğü vb.) fizik yapılarına uygun hale getirilmelidir. Koruyucu malzemeler (tekmelik, kulaklık, kask, dizlik vb.) temin edilmeli ve kullanılmasına özen gösterilmelidir.

Yapılan araştırmalar belirli sporların, çocukların yaşı, farklı fizyolojik gereksinmeleri ve sporun gerektirdiği çabaya göre sınıflandırılmaları nedeniyle ergenlik döneminde daha büyük yaralanma riski oluşturduğunu göstermiştir. Bu nedenle yapılacak sporların yaş özelliklerine göre sınıflandırılmaları, katılım da çocukların fizyolojik ve psikolojik gelişimlerine göre yönlendirilmelidir (Stanitski 1993, s. 483). Sonuç olarak spor yaralanmaların önlenmesinde disiplinler arası bir yaklaşım sağlanması, gelişmelerin yakından takip edilmesi, doğru tekniğin sporculara küçük yaşlardan itibaren verilmesi ve tam bir ekip koordinasyonunu sağlanması gereklidir. Uluslararası Spor Hekimliği Federasyonu'nun (FIMS) önerdiği 6S kuralı bu konuda bir anahtar olarak kabul edilmelidir :

· Shoes (Ayakkabılar)

· Surface (Zemin)

· Speed (Hız)

· Structure (Fizik yapı)

· Strength (Kuvvet)

· Stretching (Germe)
  1   2   3   4   5   6   7   8

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Futbol, yorucu ve güç geliştiren bir spor dalıdır. Bu branşta, futbolcular kadar futbol hakemlerinin de önemli görevleri vardır. Hakemler oyunu daha yakından icon2017-2018 Futbol sezonunda yapılacak olan Büyükler Süper Küme futbol...

Futbol, yorucu ve güç geliştiren bir spor dalıdır. Bu branşta, futbolcular kadar futbol hakemlerinin de önemli görevleri vardır. Hakemler oyunu daha yakından iconGoalball, futbol, futsal liglerinde yer alan kulupleriMİze önemli duyuru

Futbol, yorucu ve güç geliştiren bir spor dalıdır. Bu branşta, futbolcular kadar futbol hakemlerinin de önemli görevleri vardır. Hakemler oyunu daha yakından iconGoalball, futbol, futsal liglerinde yer alan kulupleriMİze önemli duyuru

Futbol, yorucu ve güç geliştiren bir spor dalıdır. Bu branşta, futbolcular kadar futbol hakemlerinin de önemli görevleri vardır. Hakemler oyunu daha yakından iconSpor kulüpleriNİn sezon başinda futbol IL

Futbol, yorucu ve güç geliştiren bir spor dalıdır. Bu branşta, futbolcular kadar futbol hakemlerinin de önemli görevleri vardır. Hakemler oyunu daha yakından iconSpor kulüpleriNİn sezon başinda futbol IL

Futbol, yorucu ve güç geliştiren bir spor dalıdır. Bu branşta, futbolcular kadar futbol hakemlerinin de önemli görevleri vardır. Hakemler oyunu daha yakından iconSpor kulüpleriNİn sezon başinda futbol IL

Futbol, yorucu ve güç geliştiren bir spor dalıdır. Bu branşta, futbolcular kadar futbol hakemlerinin de önemli görevleri vardır. Hakemler oyunu daha yakından icon* futbol spor toto süper lig müsabakasi: (federasyon faaliyeti)

Futbol, yorucu ve güç geliştiren bir spor dalıdır. Bu branşta, futbolcular kadar futbol hakemlerinin de önemli görevleri vardır. Hakemler oyunu daha yakından iconGÖrme engelliler spor federasyonu b1 futbol lig devre müsabaka reglamani

Futbol, yorucu ve güç geliştiren bir spor dalıdır. Bu branşta, futbolcular kadar futbol hakemlerinin de önemli görevleri vardır. Hakemler oyunu daha yakından iconŞimdiye kadar uygulanan eğitim ve öğretim yöntemlerinin milletimizin...

Futbol, yorucu ve güç geliştiren bir spor dalıdır. Bu branşta, futbolcular kadar futbol hakemlerinin de önemli görevleri vardır. Hakemler oyunu daha yakından iconTest edilen parçalar, araca montaj için kullanılan montaj parçaları...


kullanım kılavuzu





© 2000-2020
kişileri
kilavuzu.com
.. Ev