2023 Türkiye İhracat Stratejisi, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak, Türkiye’nin dünya ihracatından



sayfa1/18
kilavuzu.com > kullanım kılavuzu > Evraklar
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   18
GİRİŞ
2023 Türkiye İhracat Stratejisi, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak, Türkiye’nin dünya ihracatından aldığı payın % 1,5’e yükseltilmesini ve dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almasını vizyon olarak belirlemiştir. Strateji’de ortaya konan vizyona ulaşılması bakımından, ihracatçılarımızın dış pazarlara erişmesi ve pazarda rakipleri ile eşit şartlarda rekabet etmesi hayati önemi haizdir. İhracatçılarımızın yurt dışı pazarlara erişimi veya ihraç pazarındaki rekabet şartları, ithalatçı ülkelerin gümrük tarifeleri ve tarife dışı bazı uygulamaları nedeniyle bozulabilmektedir.
Gümrük tarifeleri, hâlihazırda Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Anlaşmalarından oluşan çok taraflı ticaret sistemi içerisinde ciddi oranda azaltılmış olmakla birlikte, pazara giriş bakımından önemini halen sürdürmektedir. Özellikle, henüz çok taraflı ticaret sistemine katılmamış ülkeler gümrük vergilerini yerli üretimi en yüksek seviyede koruyacak düzeyde uygulamaktadır. Diğer yandan, DTÖ sistemine katılmış olmakla birlikte, gümrük vergilerinin azami olarak uygulanabileceği seviyeleri gösteren bağlı hadleri yüksek olan ülkeler açısından gümrük vergileri pazara girişi engelleyen bir faktör olarak ortaya çıkabilmektedir.
Günümüzün uluslararası ticaret sistemi içerisinde gümrük tarifelerinin yadsınamaz bir etkisi bulunmakla birlikte, rekabet koşullarını olumsuz yönde etkileyen asıl engeller, tarife dışı uygulamalardan kaynaklanmaktadır. Teknik mevzuat ve standartlar, sağlık ve bitki sağlığı önlemleri, ithal lisansları, miktar kısıtlamaları, anti-damping, anti sübvansiyon ve korunma önlemleri, şeffaf olmayan gümrük uygulamaları gibi geniş bir yelpazede uygulama alanı bulan tarife dışı engeller, ihracatçılarımızın yeni pazarlara girmeleri veya var oldukları pazarlarda paylarını artırmaları önünde ciddi bir engel olarak karşılarına çıkmaktadır.
Gerek tarifeler gerek tarife dışı uygulamalar çoğu zaman uluslararası kurallara uygun olarak tatbik edilmektedir. Bu kapsamda, örneğin bağlı hadlerin altında kalması kaydıyla, DTÖ üyesi bir ülkenin belli bir üründe gümrük vergisi uygulamasının yanı sıra insan, hayvan, bitki hayat ve sağlığının korunması gibi haklı bir gaye ile belli bir teknik mevzuat veya standardın uygulanması da uluslararası kurallar ile uyumludur. Bununla birlikte, uluslararası uygulamada sıklıkla görüldüğü üzere, haklı bir gaye ile alınan tedbirler dahi, yerli üretimin korunması düşüncesiyle uluslararası ticaret sisteminin ruhuna aykırı şekilde uygulanabilmektedir.
Bu çerçevede, tarifeler veya sosyal bir gaye ile uygulanan tarife dışı uygulamalar gibi uluslararası kurallara uygun pazara giriş engellerinin çok taraflı ticaret müzakereleri veya serbest ticaret anlaşması gibi ikili ticaret müzakereleri ile karşılıklı yarar temelinde ortadan kaldırılması veya uyumlaştırılmasının yanı sıra uluslararası kurallara aykırı tarife ve tarife dışı engellerin kaldırılması 2023 Vizyonu’na ulaşılması bakımından hayati önemi haizdir. Bu doğrultuda, Ekonomi Bakanlığı’nca 2015 yılı Raporu ile ilk aşamada pazara giriş engellerinin tespiti, sonraki aşamalarda ise kademeli kaldırılması çalışmalarına esas teşkil etmek üzere, yıllık olarak Pazara Giriş Engelleri Raporunun hazırlanması kararlaştırılmıştır.

2015 Yılı Pazara Giriş Engelleri Raporu ismi ile ilk nüshası yayımlanan bu Rapor, Avrupa Birliği dâhil, ilk etapta 16 ülke için hazırlanmış ve Raporda bu ülkelerde karşılaşılan mal ve hizmet ticaretine ilişkin pazara giriş engelleri başlıklar halinde tasnif edilerek açıklanmıştır. Raporda yer verilen 16 ülke; ülkemizin ihracatındaki payı yanında, bölgesel yakınlık ve hedef pazar konumları göz önüne alınarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda, Raporda ilk etapta yer verilmesinde yarar görülen ülkeler; Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrupa Birliği (AB), Ukrayna, Rusya Federasyonu, Mısır, Japonya, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Irak, Suudi Arabistan, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), Cezayir, Katar, Hindistan, Brezilya, Endonezya ve Meksika olarak belirlenmiştir. Nitekim söz konusu ülkelerin ihracatımızdaki payı 2014 yılında %71 seviyesinde gerçekleşmiştir. Rapor kapsamında ülkemizin en önemli ve en büyük ihracat pazarı olan AB, rapor kapsamında tek bir ülke gibi incelenmiş olup, belirtilen hususlar 28 ülke tarafından uygulanan ve AB ile aramızda var olan Gümrük Birliğinin ruhuna aykırı düşen bazı tedbirler ele alınmıştır. Diğer yandan, Irak, BAE, Mısır, Ukrayna ve Rusya Federasyonu yakın bölgemizde yer alan pazarlar olarak değerlendirilmiş; Cezayir gibi bazı ülkeler ise, ülkemiz ihracatı açısından önemli bir potansiyeli barındırmakla birlikte, anılan ülkelerle Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) yapılmasının ilgili ülkelerdeki isteksizlik nedeniyle gecikmesi, bu ülkeler üzerinde özellikle çalışılmasını gerekli kılmıştır.
Raporda sadece 16 ülkeye yer verilmiş olması, şüphesiz, diğer ülkelerde karşılaşılan engellerin ihracatımız açısından önemli olmadığı anlamına gelmemektedir. Söz konusu ülkelerde karşılaşılan sorunlar da Ekonomi Bakanlığı’nca her platformda gündeme getirilmekte ve ortadan kaldırılması için çalışmalar sürdürülmektedir. Bununla birlikte, 2015 yılında yayımlanan bu Rapor ile yukarıda belirtilen kriterler temelinde, seçilen pazarlarda karşılaşılan pazara giriş engellerin tespiti amaçlanmıştır. Müteakip raporlamalarda, ülkemiz ihracatındaki gelişmelere paralel olarak yeni ülkelerin rapor içerisine alınması ayrıca değerlendirilecektir.
2015 Yılı Pazara Giriş Engelleri Raporu’nun hazırlanması sırasında, Ekonomi Bakanlığı içerisinde herhangi bir birime iletilen sorunların yanı sıra Bakanlık birimlerinin re’sen yaptığı araştırmalar neticesinde ulaştığı bilgiler de göz önüne alınmıştır. Ayrıca, başta DTÖ olmak üzere, uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan çalışmalar gözden geçirilmiş; ayrıca ilgili ülkenin kendi kaynakları da kullanılmıştır. Bunun ötesinde, sahada görev yapan Ekonomi Bakanlığı Yurtdışı Teşkilatı’nın bizatihi yerinde yaptığı araştırmalar ile yurtdışı teşkilatına iletilen pazara giriş engelleri öncelikli olarak değerlendirilmiştir.
Bu çerçevede, 2015 Yılı Pazara Giriş Engelleri Raporu’nda 16 ülkede karşılaşılan sorunlar başlıklar halinde açıklanacaktır. Müteakip yıllarda ise raporun ülke ve konu bazında güncellenerek yayımlanmasına devam edilmesi öngörülmektedir.
ÜLKELER BAZINDA PAZARA GİRİŞ ENGELLERİ

  1. Amerika Birleşik Devletleri (ABD)



  1. Ticari İlişkilerin Özeti

Dünyanın en büyük ekonomisi konumundaki ABD, 2014 verilerine göre, ülkemizin en önemli 6. ihraç pazarıdır. 2014 yılında bu ülkeye yönelik ihracat bir önceki döneme göre % %12,5 artarak 6,3 milyar dolara ulaşmıştır. Bu dönemde ABD’den yapılan ithalat da bir önceki yıla göre % 1,6 oranında artarak 12,7 milyar dolara ulaşmıştır. Öte yandan, Türkiye’deki ABD kaynaklı doğrudan yatırımlar 2002-2014 yılları tarihleri arasında toplam 9,182 milyar dolara ulaşmış olup, Türkiye’de toplam 1507 ABD sermayeli firma faaliyet göstermektedir.

Türkiye-ABD ticari ilişkileri, temel olarak, DTÖ Anlaşmaları çerçevesinde yürütülmektedir. Öte yandan, ABD’nin tek taraflı olarak uyguladığı Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi (GTS) 31 Temmuz 2013 tarihinde sona erdirilmiştir. Bu nedenle, ülkemizden ihraç edilen tüm ürünler, ABD pazarına girişte gümrük vergisine tabi tutulmaktadır.

Öte yandan, AB ile ABD arasında, STA unsurunu da içeren kapsamlı bir Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) tesis edilmesine yönelik müzakereler, ülkemiz ile ABD arasındaki ticari ilişkiler açısından önem arz etmektedir. 2013 yılı Temmuz ayında başlatılan ve en son sekizinci turu gerçekleştirilen müzakereler bu öneme binaen ülkemizce de yakından takip edilmektedir. Hem AB ile mevcut Gümrük Birliği ilişkimizin ticari ve hukuki anlamda bir gereği hem ABD ile uzun yıllara dayanan köklü ilişkilerimizin bir sonucu olarak, bu Anlaşma’nın neticelerinden doğrudan etkilenmesi kaçınılmaz olan ülkemizin de, AB’ye paralel bir biçimde, ABD ile STA sürecini başlatması temel önceliğimiz olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede, iki ülke arasında Yüksek Düzeyli Komite (YDK) kurulmuş olup, Türkiye-ABD arasında ticaretin geliştirilmesine yönelik çalışmalar, söz konusu Komite altında kurulan alt gruplar çerçevesinde devam etmektedir.

  1. Gümrük Vergileri

ABD'nin gümrük vergileri göreceli olarak düşüktür. Tüm ürünlerde uyguladığı gümrük vergileri ise DTÖ kapsamında bağlanmıştır. ABD’nin gümrük vergilerinde son yıllarda büyük bir değişiklik yaşanmamış olup, 2014 yılı ortalama vergi oranı % 4,8 olarak kaydedilmiştir. Gümrüğe ulaşan ürünlerin % 37'lik bir bölümüne, herhangi bir vergi uygulamasına tabii tutulmadan vergisiz “duty free” olarak pazara giriş hakkı verilmekte; %7'lik kısmına ise yüksek vergiler uygulanmaktadır. Yüksek vergi oranlarına tabii ürünler arasında ülkemiz ihracatı bakımından önem arz eden ürünlerin yer aldığı görülmektedir. Bu kapsamda, ürün çeşidi ve GTİP’ine bağlı olarak değişmekle birlikte, ABD tütün ve alkollü içeceklerde % 439; tekstilde % 42,7; konfeksiyon ürünlerinde % 32; ayakkabılarda % 57,9; süt ve süt ürünlerinde % 510; meyve, sebze ve bitkilerde % 131,8 oranlarına ulaşan gümrük vergisi uygulamaktadır.

Gümrük vergilerinin yüksekliğinin yanı sıra Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünleri olan tekstil ve giyim eşyası, bazı ayakkabı ve çantalar, valizler ve diğer deriden yapılmış giyim ürünlerinin GTS kapsamına alınması talebinin reddedilmesi, özellikle ucuz işgücü kullanan ÇHC, Hindistan ve Pakistan gibi ülkeler ile Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA) çerçevesindeki avantajları kullanan Meksika karşısında ihracatçılarımızı dezavantajlı duruma düşürmektedir.

Bununla birlikte, ABD tarafından, ürünlerin ithali aşamasında gümrük vergilerinin yanı sıra çeşitli ücretler uygulanmaktadır. Bu ücretlerin belli başlılarını şu şekilde sıralamak mümkündür:

  1. Ürün İşlem Ücreti (merchandise processing fee).

  2. Ülkeye giren ürün, personel ve taşıyıcı araçların teknik düzenlemelere uyumuna ilişkin yaptığı harcamalara karşılık giriş başına sabit bir denetleme ücreti.

  3. Liman Kullanım Vergisi

  4. Ülkeye ihracatı gerçekleştirilen tarım ürünlerinin denetimi ve/veya karantinaya alınması durumunda taşıma aracına bağlı olarak tarım ürünleri ücreti.

  5. Benzin, tütün, dizel benzin ve alkollü içecekler başta olmak üzere 100 civarında ürün ve hizmete uygulanan tüketim vergisi.


Öte yandan, federal düzeyde uygulanan vergilerin yanı sıra eyaletler ve yerel hükümetler, özellikle alkollü içecekler, tütün ve benzin ürünlerinde kendi yasaları çerçevesinde ayrıca vergilendirmeye gitmektedir.


  1. Lisans Uygulamaları ve İthalat Yasakları


ABD'ye süt ve süt ürünleri, canlı hayvanlar, yaş sebze ve meyveler, kesme çiçek, tütün ve tütün mamulleri gibi pek çok ürünün ihracatında otomatik ya da otomatik olmayan ithalat lisansları mevcuttur. Lisansa tabi olan ürünler listesine, ABD’nin DTÖ’ye yaptığı ithal lisansları bildiriminden ulaşılabilmektedir.1
Söz konusu lisanslar, görev alanlarına ve işleyişlerine göre ABD’nin 6 idari bölümü tarafından talep edilmektedir. Ürünün çeşidine bağlı olarak irtibata geçilmesi gereken birim farklılık göstermekte olup, ilgili bölümden alınan lisans, gümrükte Gümrük ve Sınır Güvenliği Birimi (CBP) tarafından işleme konmaktadır. Her türlü kişi, firma ya da enstitü bu lisanslara başvurma hakkına sahip olmakla birlikte, bazı ürünler için ABD'de yerleşik olmak ya da üretici konumunda bulunmak gibi ek koşullar aranabilmektedir.
Her bir ürün kapsamında söz konusu lisansların temin edilebilmesi için irtibata geçilmesi gereken birimler ve detaylı bilgiler CBP’nin internet adresinde2 yayımlanmaktadır. Bununla birlikte, ABD’nin otomatik veya otomatik olmayan ithalat lisansının pek çok üründe uygulanması ve görevli idari bölümlerden ilgili lisansın temininin güçlüğü bu ülkeye yönelik ihracatımız üzerinde olumsuz etkiye neden olabilmektedir.


  1. Teknik Mevzuat, Uygunluk Değerlendirme Prosedürleri ve Standartlar ile Sağlık ve Bitki Sağlığı Önlemleri


1979 Ticaret Anlaşmaları Yasası ile ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), standartlar konusunda ABD’nin uluslararası ticaret politikasını belirlemekle yetkili kurum olarak görevlendirilmiştir. Teknik mevzuat ve uygunluk değerlendirme usullerinin genel gözetimi ve koordinasyonu ise ABD Başkanlık Makamı içerisinde yer alan Bütçe ve Yönetim Ofisi tarafından yapılmaktadır. ABD’de federal düzeyde standartlar, teknik düzenleme, uygunluk değerlendirme usulleri genel olarak Standartlar ve Teknoloji Ulusal Enstitüsü (NIST) tarafından geliştirilmekle birlikte, ilgili ürünün özelliğine göre birçok federal birimin yetkisi olabilmektedir.
Bu kapsamda, örneğin motorlu taşıtlar ve lastikler konusunda Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi; tekneler için Birleşik Devletler Sahil Güvenliği; alkol ve tütün mamulleri için Vergi ve Ticaret Bürosu’nun ilgili birimi; gıda, ilaç, kozmetik ve tıbbi cihazlar için Gıda ve İlaç İdaresi (FDA); et, tavuk ve yumurta ürünleri için Tarım Bakanlığı’nın Gıda Güvenliği Denetim Servisi (FSIS); diğer kurumların görev alanına girmeyen her türlü tüketici ürünü için Ürün Güvenliği Komisyonu (CPSC) ve Çevre Koruma Ajansı (EPA)’nın yetki ve görevleri bulunmaktadır.
Federal düzeyde yapılan bu çalışmalara ilave olarak ürün güvenliği ve denetimi konusunda eyalet seviyesinde düzenlenen kurallar da bulunmaktadır. Ayrıca, özel sektör standart geliştirme organizasyonları da belli ürünlere ilişkin gönüllü standartlar geliştirmektedir. Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü (ANSI), ABD'de özel sektör gönüllü standartlar sistemini koordine eder ve yönetir. ANSI’nın altında ise standart geliştiren birçok özel sektör kuruluşu bulunmaktadır.

Sağlık ve Bitki Sağlığı Önlemleri (SPS Önlemleri) konusundaki sorumluluk ise Federal düzeyde ürünün ve teşkil ettiği riskin çeşidine göre birden fazla birim tarafından paylaşılmakta olup, eyaletlerin de federal hükümet tarafından kontrol edilen farklı düzenlemeleri bulunmaktadır. İzlenmesi gereken prosedürler, ürüne ve ithalatın gerçekleştirildiği eyalete göre değişmekle birlikte, söz konusu başlık altında yürütülen işlemler en az 30 farklı yasanın kuralları çerçevesinde 15 farklı birimin kontrolü altında gerçekleşmektedir. Ülkemizin ihracatı bakımından önem arz eden yaş meyve sebzenin, ABD’ye ithalatına ilişkin bilgilere, ABD Tarım Bakanlığı-Hayvan ve Bitki Sağlık Araştırma İdaresi (APHIS)’in internet sayfasında yer alan veri tabanından ulaşılmaktadır.3
ABD’de, standartlar, teknik mevzuat ve uygunluk denetimi ile SPS önlemleri konusunda çok fazla birimin yer almasının yanı sıra uygulamaların karmaşıklığı, gümrük işlemlerinin uzun sürmesi ve denetlemelerin detaylı olması ihracatçılarımızı ABD pazarına girişte zorlamaktadır. Özellikle FDA’nın, gıda, ilaç, kozmetik ve tıbbi cihaz ürünlerin gümrükten girişlerinde detaylı raporlama istemesi, analizlerin ve kontrollerin uzun sürmesi, FDA uygulamalarındaki sık değişiklikler ve değişikliklerden haberdar olmanın zor olması (değişikliklerin üye firmalara duyurulmaması), FDA güncellemelerinin ve kayıt aşamasının uzun sürmesi, etiketleme standartları ve onay sürecinin uzun sürmesi konusunda ihracatçılarımız sorunlar ile karşılaşmaktadır. Söz konusu problemler nedeniyle, firmalarımız müşteri kaybettiklerini ve ürün gönderimi ile ödemenin tahsili arasındaki zamanın açıldığını belirtmektedir. Bu hususların çözümüne ilişkin ÇHC, Hindistan, Avrupa işlemleri için İtalya; Latin Amerika işlemleri için Meksika; Ortadoğu ve Kuzey Afrika işlemleri için Ürdün’de olduğu gibi ülkemiz ve komşu ülkelerin işlemlerine odaklanan bir FDA Ofisinin ülkemizde faaliyet göstermesinin faydalı olacağı değerlendirilmektedir.
Diğer yandan, APHIS’in Bursa siyah inciri ve nar başta olmak üzere, birçok yaş meyve ve sebzenin ABD’ye ithal edilebilir yaş-meyve sebze ürünleri listesine dâhil olması için 2007 yılında yapılan başvuru ve akabinde gerçekleştirilen müteaddit girişimlere uzun yıllardır cevap vermemesi, anılan uygulamayı tarife dışı engel düzeyine getirmiştir. Ayrıca, ABD’de yaş meyve sebze ürün grubunda pazar açılımının sağlanabilmesini teminen, ülkemizin diğer ülke piyasalarında rekabetçi olduğu “şeftali, kiraz, kavun, biber ve domates” için de başvuru süreci 11 Temmuz 2011 tarihi itibariyle yapılmış; ancak bu tarihten itibaren ABD makamlarından herhangi bir cevap alınamamış ve gelişme sağlanamamıştır. ABD’li yetkililerce, APHIS tarafından, ABD’ye ilk defa ithal edilecek bir hayvansal veya bitkisel ürünün ithalatına yönelik başvuruların değerlendirilmesi sürecinin, en az 2-3 yıl arasında sürdüğü ifade edilmekle birlikte, uygulamada denetim sürecinin sonuçlandırılmasının nar ve incir örneğinde olduğu gibi çok daha uzun yıllar alabilmekte; bu durum ihracatçılarımız önünde ciddi bir engel teşkil etmektedir.

  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   18

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

2023 Türkiye İhracat Stratejisi, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak, Türkiye’nin dünya ihracatından icon2023, hedef 500 Mİlyar dolar kobi İhracat seferberliĞİ İŞBİRLİĞİ protokolü

2023 Türkiye İhracat Stratejisi, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak, Türkiye’nin dünya ihracatından icon2014 2023 BÖlge plani taslağI

2023 Türkiye İhracat Stratejisi, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak, Türkiye’nin dünya ihracatından iconTÜRKİye ihracat kredi bankasi a.Ş

2023 Türkiye İhracat Stratejisi, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak, Türkiye’nin dünya ihracatından iconS Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş

2023 Türkiye İhracat Stratejisi, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak, Türkiye’nin dünya ihracatından iconTÜRKİye ihracatçilar mecliSİ İhracat haftasi

2023 Türkiye İhracat Stratejisi, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak, Türkiye’nin dünya ihracatından iconFloxilevo 500 mg/100 ml IV enfüzyon çözeltisi

2023 Türkiye İhracat Stratejisi, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak, Türkiye’nin dünya ihracatından icon1958 yılında Kayseri ilinin Sarız ilçesinin Çağşah köyünde dünyaya...

2023 Türkiye İhracat Stratejisi, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak, Türkiye’nin dünya ihracatından iconTürkiye’nin Volatil Büyümesi

2023 Türkiye İhracat Stratejisi, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak, Türkiye’nin dünya ihracatından iconTÜRKİYE’Nİn kuşlari & siniflandirma

2023 Türkiye İhracat Stratejisi, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak, Türkiye’nin dünya ihracatından iconYani yeni Türkiye’nin genç evlatları!


kullanım kılavuzu





© 2000-2018
kişileri
kilavuzu.com
.. Ev