EĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali



sayfa1/7
  1   2   3   4   5   6   7












T.C. PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ

EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI

EĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, PLANLAMASI VE EKONOMİSİ

BİLİM DALI

TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJESİ

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYLERİ

Osman AKIN

Denizli–2016

T.C

PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI

EĞİTİM YÖNETİMİ, DENETİMİ, PLANLAMASI VE EKONOMİSİ

TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJESİ

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYLERİ

Osman AKIN

Danışman

Prof Dr. Ramazan BAŞTÜRK

Denizli – 2016

TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJE ONAY FORMU

Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı; Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve Ekonomisi Bilim Dalı öğrencisi Osman AKIN tarafından hazırlanan, “Ücretli Öğretmenlerin Tükenmişlik Düzeyleri ” başlıklı Tezsiz Yüksek Lisans Projesi tarafımdan okunmuş, kapsamı ve niteliği açısından Tezsiz Yüksek Lisans Projesi olarak kabul edilmiştir.

Prof. Dr. Ramazan BAŞTÜRK

Danışman

Pamukkale Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Yönetim Kurulu’nun

………….. tarih ve ………….. sayılı kararıyla onaylanmıştır.

Prof. Dr. Ramazan BAŞTÜRK

Enstitü Müdürü

BİLİMSEL ETİK

Bu projenin tasarımı, hazırlanması, yürütülmesi, araştırmanın yapılması ve bulguların çözümünde bilimsel etiğe ve akademik kurallara özenle uyulduğunu; bu çalışmanın doğrudan birincil ürünü olmayan bulguların, verilerin ve materyallerin bilimsel etiğe uygun olarak kaynak gösterildiğini ve alıntı yapılan çalışmalara atfedildiğini beyan ederim.

İmza :

Adı Soyadı : Osman AKIN

TEŞEKKÜR

Yüksek Lisans eğitimim süresince değerli bilgileri ve yardımları ile bana destek olan, eğitimime katkıda bulunan değerli hocalarım; Prof. Dr. Abdurrahman TANRIÖĞEN, Prof. Dr. Hüseyin KIRAN, Prof. Dr. Ramazan BAŞTÜRK, Prof. Dr. Ali Rıza ERDEM, Yrd. Doç. Dr. Gökhan TUZCU, Yrd. Doç. Dr. Kazım ÇELİK ve Yrd. Doç. Dr. Metin YAŞAR’ a teşekkür ederim.

Proje hazırlama aşamasında değerli bilgi, yorum, hoşgörü ve nezaketini esirgemeyen Proje Danışmanım, Prof. Dr. Ramazan BAŞTÜRK’e, Denizli’ de çalışan ücretli öğretmenlere teşekkür ederim.

ÖZET

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYLERİ

AKIN, Osman

Tezsiz Yüksek Lisans Projesi

Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı

Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması, Denetimi ve Ekonomisi Bilim Dalı

Proje Danışmanı: Prof. Dr. Ramazan BAŞTÜRK

Nisan 2016, ….. Sayfa

Bu çalışmanın amacı, Denizli’de çalışan ücretli öğretmen adaylarının tükenmişlik düzeyleri ve tükenmişlik düzeylerinin cinsiyet, algıladıkları ekonomik düzey, mezun oldukları lise türü, yerleştirildikleri bölüm tercih sırası ve öğrenimini devam ettirirken barınma yerine göre aralarında anlamlı bir farklılık olup olmadığını incelemektir. Ayrıca öğretmen adaylarının tükenmişlik düzeylerine etkileyen durumlara ilişkin görüşleri de belirlenmiştir.

Araştırma 2014-2015 öğretim yılında Denizli’de ücretli öğretmenlik yapan 78 aday oluşturmuştur.

Tükenmişlik düzeylerini belirlemek için “Tükenmişlik Ölçeği Kısa Versiyonu(BMS)”; kişisel bilgiler için araştırmacı tarafından geliştirilen “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Ücretli öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerini etkileyen durumları belirlemek için “Görüşme Formu” kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile veriler toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde nicel veriler t-testi ve varyans analizi teknikleri kullanılarak analiz edilmiş, nitel veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir.

Yapılan analizler sonucunda öğretmen adayının %28,2’sinin tükenmişlik düzeylerinin çok düşük olduğu, %42,3’ünün tükenmişlik tehlikesi yaşadığı, %20,5’inin tükenmişlik yaşadığı ve %9,0’unun ciddi düzeyde tükenmişlik yaşadığı belirlenmiştir.

Öğretmen adaylarının tükenmişlikleri sosyo ekonomik düzeye göre farklılık gösterirken, cinsiyet, mezun oldukları lise türü, öğrenim gördükleri tercih sırası, ve barınma yerine göre farklılaşmamıştır.

Nitel verilerin analizleri sonucunda ise düşük tükenmişlik yaşayan ücretli öğretmen adayları yüksek tükenmişlik yaşayanlardan farklı olarak okudukları bölümden beklentilerinin karşılandığı ve gelecekten umutlu olduklarını ifade etmişlerdir. KPSS, ÖAT, mesleki kaygılar, mesleğe hazır hissetme, mesleğin toplumda algılanan statüsü ve yaşanan problemlere yaklaşım biçimleri konusunda ortak görüş bildirmişlerdir.

Anahtar Kelimeler : Ücretli öğretmen, Tükenmişlik.

İÇİNDEKİLER
TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJE ONAY FORMU i

BİLİMSEL ETİK .......................................ii

TEŞEKKÜR iii

ÖZET .iv

TABLOLAR LİSTESİ ....ix
BÖLÜM I
GİRİŞ
1.1.Problem……………........................................................................................................5

1.2.Araştırmanın Amacı……………….................................................................................7

1.3.Araştırmanın Önemi.........................................................................................................7

1.4.Sayıltılar...........................................................................................................................8

1.5.Sınırlılıklar........................................................................................................................8

1.6.Tanımlar… ......................................................................................................................8
BÖLÜM II
KURAMSAL BİLGİLER ve İLGİLİ ARAŞTIRMALAR
2.1. Tükenmişlikle İlgili Kuramsal Açıklamalar…………..………………….……….…. 10

2.1.1.Tükenmişlik Kavramı……………....................….…………..................... 10

2.1.2.Tükenmişliği Açıklayan Modeller…………….......……….…………........11

2.1.3.Tükenmişliğin Belirtileri ............................…………….............................15

2.1.3.1.FizikselBelirtiler ......................,,..................................................16

2.1.3.2. Davranışsal Belirtiler ...........,.................…….............................16

2.1.3.3.Psikolojik-Duygusal Belirtiler .....................................................17

2.1.4.Tükenmişliğin Nedenleri ....................................…….................................18

2.1.5. Tükenmişliğin Sonuçları...........................…...............................................18

2.1.6. Tükenmişliği Önleme ve Tükenmişlikle Başa Çıkma Yolları.....................19

2.2. İlgili Araştırmalar..........................................................................................................21

2.2.1. Yurt Dışında Yapılan Araştırmalar .............................................................21

2.2.2. Yurt İçinde Yapılan Araştırmalar .................…….......................................25

BÖLÜM III

YÖNTEM

3.1. Araştırmanın Modeli ...................................................................................................28

3.2. Katılımcılar……….......................................................................................................29

3.3. Veri Toplama Araçları .................................................................................................29

3.3.1. Tükenmişlik Ölçeği Kısa Versiyonu……………..……………………..…..29

3.3.1.1. Tükenmişlik Ölçeği Kısa Versiyonunun Puanlanması ve

Değerlendirilmesi…………………..…...…………………………...…….29

3.3.2. Kişisel Bilgi Formu ..............................…....................................................30

3.3.3. Görüşme Formu………………………………..……………………..……..30

3.4. Verilerin Toplanması ..................................................................................................30

3.5. Verilerin Analizi .........................................................................................................30
BÖLÜM IV
BULGULAR

4.1. Nicel Verilerin Analizine ilişkin Bulgular………………………..…………………..32

4.1.1. Ücretli Öğretmen Adaylarının Tükenmişlik Düzeylerine İlişkin Bulgular………………..…………………………..…………….………...………32

4.1.2. Ücretli Öğretmen Adaylarının Cinsiyete Göre Tükenmişliklerine İlişkin Bulgular…………….…........…………………………………………….…..……33

4.1.3. Ücretli Öğretmen Adaylarının Algıladıkları Sosyo-Ekonomik Düzeye Göre Tükenmişliklerine İlişkin Bulgular……………...............................................33

4.1.4. Ücretli Öğretmen Adaylarının Öğrenim Gördükleri Programı Tercih Sırasına Göre Tükenmişliklerine İlişkin Bulgular……................................…........34

4.1.5.Ücretli Öğretmen Adaylarının Barındıkları Yere Göre Tükenmişliklerine İlişkin Bulgular…………….…………………….......….………………………...35

4.2. Nitel Verilere İlişkin Bulgular……………………………….…….…………..……..36

BÖLÜM V
TARTIŞMA VE YORUM 38
BÖLÜM VI
SONUÇ ve ÖNERİLER

6.1. Sonuçlar …………………………………….……………………………..…………42

6.2. Öneriler…………………………………………….…………..……..……………....42

KAYNAKÇA……………………………………………..................................................44

EKLER………………………………………………………………………………...…51

ÖZGEÇMİŞ…………………………………………………………………….…….….54

TABLOLAR LİSTESİ
Tablo 1. Ücretli Öğretmen Adaylarının Tükenmişlik Puanları, İlişkin Frekans ve Yüzde Değerleri.............................................................................................................................. 32

Tablo 2. Ücretli Öğretmen Adaylarının Cinsiyete Göre Tükenmişlik Puanları, Aritmetik Ortalama, Standart Sapma ve t-testi Değerleri ……...........................................................33

Tablo 3. Ücretli Öğretmen Adaylarının Tükenmişlik Puanlarının Algıladıkları SED’e İlişkin t- testi Değerleri ……………………...………….………………………….....…...33

Tablo 4. Ücretli Öğretmen Adaylarının Tükenmişlik Puanlarının Öğrenim Gördükleri Programın Tercih Sırasına İlişkin Betimsel Değerleri ……….…………………………...34

Tablo 5. Ücretli Öğretmen Adaylarının Tükenmişlik Puanlarının Öğrenim Gördükleri Programın Tercih Sırasına Göre Varyans Analizi Sonuçları …………………………..…34

Tablo 6. Ücretli Öğretmen Adaylarının Tükenmişlik Puanlarının Barındıkları Yere Göre Betimsel Değerleri ………………….....…………….….…………………………….…...35

Tablo 7. Ücretli Öğretmen Adaylarının Tükenmişlik Puanlarının Barınma Yerine Göre Varyans Analizi Sonuçları …………………….............…………………………………..35
BÖLÜM I

GİRİŞ

Türk eğitim sisteminde, öğretmen yetiştirme, öğretmenlerin mesleki yeterlilikleri, öğretmenlerin özlük hakları, öğretmenlerin yer değiştirmesi gibi öğretmenleri doğrudan ilgilendiren temel sorunlar uzun yıllardır tartışılmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2005 yılında öğretmen istihdamında yapılan değişikliklerle ortaya çıkan ücretli öğretmenlik sistemi de öğretmenlerin yaşadıkları sorunlara yeni bir sorun olarak eklenmiştir. Türk Eğitim-Sen (2014) tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre 68 ildeki ücretli öğretmen sayısı 55 bin 987’dir. Bunların 23 bin 117’si eğitim fakültesi mezunu, 23 bin 248’i lisans mezunu, 9 bin 622’si ise ön lisans mezunudur (www.turkegitimsen.org.tr/haber). Görüldüğü üzere ücretli öğretmen sayısı Türk eğitim sistemini derinden etkileyecek düzeydedir. Bundan dolayı ücretli öğretmenlik sistemi toplumun her kesiminde tartışılmaya devam etmektedir.

Araştırmacılara göre Türkiye’de ücretli öğretmenlik uygulamasına geçişin farklı nedenleri vardır. Türk Eğitim-Sen (2010:128), Turan ve Bozkurt (2010) birçok ilde öğretmen açığı olmasına rağmen yeterli kadro verilmemesine; Küçüker ve Gürbüz, (2012) öğretmen atamalarındaki yerleştirmenin ücretli öğretmen uygulamalarına zemin hazırlamasına; Yılmaz ve Altınkurt (2011: 205) Neo-liberal politikalar çerçevesinde kamu okullarındaki kadrolu öğretmen sayısının, artan öğrenci sayısına paralel olarak artmamasına; Bayram, (2009: 28) işletmelerde başlayan esneklik uygulamaları ve esnek istihdam modellerinin kamuda da kullanılmaya başlanmasına müteakip personel maliyetlerini azaltma adına memurluk rejiminin terk edilerek ücretli çalışan gibi çeşitli istihdam biçimlerinin kamu hizmeti alanlarında yer almaya başlamasına; Özdemir ve Beltekin, (2012: 42) IMF’ye niyet mektuplarında personel alınmayacağına dair yapılan taahhütlerin sonucu, kadrolu olarak istihdam edilmeyen öğretmenlerin sözleşmeli ve ücretli olarak istihdam edilmesine; Uygun (2005: 589) tüm dünyada benimsenen “ucuz işgücü” uygulamasının eğitime yansıtılmak istenmesine; Palavan (2012: 285) öğretmeni olmayan yerlere özellikle kırsal kesimlere ücretli öğretmen gibi statüler altında yeterli öğretmenlik bilgi ve tecrübesine sahip olmayan öğretmenler görevlendirilerek sorunun çözülmeye çalışılmasına; Tosun (2010: 2-3) ise okulların öğretmen açığını kapatmak adına geçici olarak istihdamın sağlanmaya çalışılmasına bağlamaktadır. Türkiye’de ilköğretim okullarında (4+4+4 eğitim sistemiyle ilkokul ve ortaokul olarak değişti) dört farklı statüde öğretmen istihdam edilebilmektedir. Bu statüler; kadrolu, sözleşmeli (tüm sözleşmeliler kadroya geçirildi), vekil ve ek ders karşılığı görev yapan ücretli öğretmenlerdir (Öztaş, 2010: 9; Özer, 2008: 54; Tosun, 2010: 2). Farklı ihtiyaç ve beklentilerle ortaya çıkan ücretli öğretmen uygulamasının yasal dayanağını Öğülmüş (2012), 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4’üncü maddesinin 4/C fıkrası ve MEB Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin kararlara bağlamaktadır. Buna göre 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4’üncü maddesinin 4/C fıkrası aracılığıyla öğretmen sayısının yetersiz olması hâlinde ücretli öğretmen olarak nitelendirilen ücretli, kısmi zamanlı ve geçici öğreticiler istihdam edilebilmektedir. İlgili yasa öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara ve yahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilmesinin önünü açmıştır. Bu yasal düzenleme ile birlikte geçici bir çözümmüş gibi görülen Türk Eğitim-Sen, (2010:128) ücretli öğretmen uygulaması öyle yaygınlaşmıştır ki bu durum, sürecin bir sonucu olarak değil de bir bilinçli politika dâhilinde yapıldığı izlenimini vermeye başlamıştır.

Uygulanan eğitim politikaları sonucu Türkiye’de hızla yaygınlaşan ücretli öğretmenlik formülü her ne kadar eğitim ihtiyacını karşılar gibi görünse de beraberinde getirdiği sorunlarla birlikte Türk eğitim sisteminin kamburu haline gelmiştir. Bu uygulama ile birlikte Uygun (2012), Türk Eğitim-Sen, (2010: 26), Özer (2008: 73-74), Öztaş (2010: 20) öğretmenlerin iş güvencesinin olmaması; Küçüker ve Gürbüz (2012) eğitimin bir ticari nesne olarak algılanması; Turan ve Bozkurt (2010: 1555), Fidan ve Fidecioğlu (2010: 158) öğretmenlerde kurumsal bağlılığının azalması; Korkmaz, Saban ve Akbaşlı, (2004: 268), Arslan, Sabah ve Göksu (2006: 33), eğitimde verimin düşmesi; Gündüz (1997), Turan, Yıldırım ve Aydoğdu (2012: 74), Arslan ve diğ., (2006:33) öğretmenlik eğitimi almamış kişilerin öğretmenlik yapması; Zemrat (2012: 210) ücretli öğretmenlerin değişik konularda kadrolu öğretmenlerle çatışma yaşamaları; Tuncer (2012: 812), Özer (2008) ücretli öğretmenlere yönelik okul yönetimi ve öğretmenlerin olumsuz tutum takınmaları; Kaya, Balay ve Göçen (2012) ücretli öğretmenlerin kendilerini sistemin bir parçası olarak görememeleri; Öztaş (2010) ücretli öğretmenlerin kadrolu öğretmenlere göre mesleki aidiyet duygularının daha zayıf olması; Öğülmüş (2012) ücretli öğretmenlerin gelecek kaygısı taşımaları, özlük haklarının ve ücretlerinin yetersiz olması ve bu durumların öğrencileri olumsuz etkilemesi; Bayram (2009) ücretli öğretmenlerin toplumda ikinci sınıf öğretmen statüsünde algılanması; Ertürk ve Keçecioğlu (2012) ücretli öğretmenlerin kadrolu öğretmenlere göre tükenmişliğe daha çabuk duyarsızlaşması; Sarıce (2006) ücretli öğretmenlerin mesleklerine yeterince motive olamamaları; Demir (2010) farklı çalışma biçimlerinin öğretmenler arasındaki paylaşımı azaltması; Tosun (2010: 89) velinin kadrolu öğretmen dışında öğretmen istememesi, öğrencinin öğretmene statüsüne göre davranması; Korkmaz ve diğ. (2004: 268), her yıl farklı bir öğretmen kadrosu ile eğitim ve öğretim çalışmalarının yürütülmek zorunda kalınması gibi sorunlar ortaya çıkmıştır. Tuncer (2012: 811) bütün bu bulgular birlikte ele alındığında kadrosuz öğretmenlik uygulamalarının mevcut şekliyle yürütülmesinde ciddi sakıncalar olduğunu ifade ederken Fidan ve Fidecioğlu (2010: 151) ise bu olumsuz tablonun altında yatan nedenlerin hem sistemden hem de öğretmenlerden kaynaklandığını belirtmektedir. Ücretli öğretmenler açısından düşünüldüğünde yaşanan bu sorunlar, ücretli öğretmenlik sistemi içerisinde yer alan öğretmenlerin nitelik olarak eğitim öğretim hizmetleri içerisinde bulunmaya hazır olmadıklarının da bir göstergesidir.

Yaşamda meydana gelen değişiklikler sebebi ile insanlar üzerinde oluşan baskı ve stresin yoğun olarak yaşanması sonucu bu durumu tanımlamak için 1970’li yıllarda literatüre Freudenberger tarafından kazandırılan ve insanların aşırı çalışmaları sonucunda işlerinin gereklerini yerine getiremez duruma gelmeleri anlamına gelen “tükenmişlik” kavramı o yıllardan itibaren yaygın bir araştırma konusu olmuştur. Daha sonra Maslach ve Jackson (1981) tükenmişliğin en fazla kabul edilen modelini geliştirerek bu kavramı, duygusal tükenme, başarıda düşüklük ve duyarsızlaşmada görülen artış olarak tanımlamışlardır (Akt. Kırılmaz, Çelen ve Sarp, 2003).

En sade haliyle tükenmişlik fiziksel olarak enerjinin tükenişi olarak tanımlanmakta çalışma ortamıyla ve bireyin etkileşiminin bir sonucu olduğu varsayımına yönelik gerçekleştirilen araştırmalar sonucunda, hem birey hem de örgütler açısından olumsuz etkilerini göz önüne sermektedir (Budak ve Sürgevil, 2005).

Tükenmişlik oldukça yaygın görülen bir durumdur. Çalışan kişilerin %80’i iş yaşamlarının bir noktasında tükenmişlik ile karşı karşıya kalabilmektedirler. Yalnız bu durum aniden gelişen bir durum değildir, yavaş yavaş gelişmekte, bazı etmenlerle beslenerek ortaya çıktıktan sonra da kişinin ruhsal dengesini bozmakta, iş-aile-sosyal yaşamında önemli yoksunlukların yaşanmasına neden olabilmektedir (Güdük, Erol, Yağcıbulut, Uğur, Özvarış, ve Aslan, 2005).

Tükenmişlik kavramı, ilk olarak yoğun insan ilişkilerini gerektiren sağlık çalışanlarında incelenmeye başlanmış daha sonra ise öğretmenlik, polislik, yöneticilik gibi benzer iletişimi gerektiren meslek gruplarında da araştırma konusu olmuştur (Gündüz, 2004). Tükenmişlik insanlarla yüz yüze ilişki içinde olan meslek çalışanlarında oldukça sık rastlanan bir durum olduğundan, eğitim alanında çalışan kişiler tükenmişliğe en yatkın risk gruplarından biridir. Eğitim alanında yapılan tükenmişlik araştırmalarının çoğu ise öğretmenler üzerinde yürütülmüştür. Öğretmenlik, insanlarla yoğun etkileşim içeren, dolayısıyla tükenmişlik sendromuna maruz kalan bir meslek grubudur (Erdemoğlu Şahin, 2007).

Tükenme belirtisi genellikle “çok başarılı” olmak için yoğun ve dolu bir programla çalışan, her çalışmada kendi üzerine düşenden fazlasını yapan ve sınırlarını tanımayan kişilerde görülür. Böyle kişiler kendilerini aşan bir çalışma temposuna girdiklerinden dolayı belli bir sure sonra yapacakları işlere yetişemez olurlar ve uğradıkları başarısızlık sonucunda da büyük hayal kırıklıkları yasarlar. Aşırı yük altına girmek, tükenmişliğe yol açan nedenlerden yalnızca bir tanesidir. Kişiler çalışma koşulları uygun olamadığında, işlerini severek yapamadıklarında ya da problemleriyle ilgili olarak uygun başa çıkma davranışları göstermedikleri zamanlarda da tükenmişlik belirtisi gösterebilirler (Ören ve Türkoğlu, 2006).

Tükenmişliğin pek çok nedeni vardır. Tükenmişliğin nedenleri insanların beklentileri ile ilişkilendirilmektedir. Genellikle gerçek dışı beklentilerin ve gerçek ile beklentiler arasındaki uyumsuzluğun fazla olması sonucunda gelişen bir durumdur. Öğretmenlerin tükenmişliği, stresli öğretim koşullarına, öğrencilere, öğretme durumuna ve yönetim desteğinin eksikliğine tepki şeklinde geliştirilen olumsuz bir örnek olarak gösterilebilir (Tümkaya, 1996). Öğrenci disiplin problemleri, öğrencinin duyarsızlığı kalabalık sınıflar, gönülsüz tayinler, rol çatışması ve öğretmenlerin eleştirilmesi gibi stres faktörleri onlarda tükenmişliğe yol açabilmektedir. Yaşam doyumu, bireylerin kendi yaşam örüntüleri ve standartları ile ilişkili süreçlerinin bir bütünüdür.

Öğretmenlerin ekonomik durumları, mesleki statüleri, hizmet verdikleri yer ve çevre koşulları ve beklenti düzeyleri gibi değişkenler onların yaşam doyumlarını etkileyen unsurlardır. Dolayısıyla öğretmenlerin iş doyumu ve mesleki tükenmişlik düzeylerini algılama biçimleri, yaşam doyumlarını da etkilemektedir (Avşaroğlu, Deniz ve Kahraman, 2005).

Ücretli öğretmenlerin meslek seçimi dışında mesleğe karşı olumsuz yönde etkileyen nedenlerden biri olarak Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) söylenebilir. Eğitimini tamamlamış ve iş yaşamına adım atacak olan üniversite gençliğinin önemli bölümünü oluşturan öğretmen adayları mezun olduktan sonra girecekleri KPSS nedeniyle psikolojik sorunlar yaşamakta ve zorlanmaktadırlar. Bu zorlanmalar depresyon, kaygı ve umutsuzluk düzeyini büyük oranda arttırmaktadır (Tümkaya, Aybek ve Çelik, 2007). Yapılan araştırmalar tükenmişliğin hem fiziksel sağlıkla (Belcastro 1982; Belcastro ve Hayes 1984; Akt. Oğuzberk ve Aydın, 2008) hem de depresyon ve kaygı gibi psikiyatrik problemlerle ilişkisini ortaya koymaktadır (Wykes ve ark. 1997; Akt. Oğuzberk ve Aydın, 2008). Bu nedenle yaşanan bu durumların tükenmişlik yaşanmasında etkisinin olduğu söylenebilir.

  1   2   3   4   5   6   7

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

EĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali iconMehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim...

EĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali iconEĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali

EĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali iconEĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali

EĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali iconEĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali

EĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali iconT. C. Gazi üNiversitesi EĞiTim biLimleri enstiTÜSÜ TÜRKÇE ÖĞretmenliĞi anabiLim dalı

EĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali icon2014-2015 GÜz yariyili eğİTİm biLİmleri anabiLİm dali doktora haftalik ders programi (EPÖ)

EĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali iconSpor yönetiCİLİĞİ anabiLİm dali

EĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali iconEnfeksiyon hastaliklari ve kliNİk mikrobiyoloji anabiLİm dali

EĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali iconDok. Kodu YÖN. Tl. 07 Periodontoloji anabiLİm dali kliNİK

EĞİTİm biLİmleri anabiLİm dali iconDok. Kodu YÖN. Tl. 08 Protetik diŞ tedaviSİ anabiLİm dali


kullanım kılavuzu





© 2000-2018
kişileri
kilavuzu.com
.. Ev